405

Yaşamak istiyor insan seninle. Hem de duraksız, ölürcesiye. Hem de hudutsuz, hem de göğe dalar gibi sınırsız. Umudun özüne değmiş gibi yaşamak istiyor, inatsız. Sonunu düşünmeden, sonunu görmeden inanıyor. Fakat niçin unutmuyorum köprüden atlayan insanın yere varmadan öleceğini. Niçin unutmuyorum damarların dikine kesilmesi gerektiğini. İnsan sana dokununca anlıyor bıçağın keskinliğini, yakan ateşin içini buz gibi etmesini. Asla inanmıyor yarına, yarından habersiz kalmak istiyor yanında. Kızmıyor artık önünde yavaş yürüyen insana, bağırarak konuşana hatta güneşin sıcağına. İnsan unutuyor bütün yitirdiklerini senin sesini duyunca. Senden kendi ismini duyunca. Teninin ferahlığı ve tazeliği istiyor nefes alıp vermemi. Saçlarının kokusu, ellerinin izleri. Fakat işte ruhumun çaresizliği. Her şeye rağmen yaşamak istiyor insan seninle. Suların sesi, dolunayın görkemi ve karanlığın hissizliği. Hepsi ayrı ayrı çağırıyor beni.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s