402

Bütün faydasını yitirdi kelimeler, bütün çaresini kaybetti karşında. Gözlerin dalarken uzaklara yağmur döküyordu mor bulutlar toprağa, toprakta bir baş verdi göğe uzandı bir papatya. Sokaklarda, otobüs durakları ve bütün otoyollarda duyulan teker sesleri gördü çaresizliği. Yolların götürmediği bir yerden bakıyorsun sanki bana. Saatler geçti, bir zeytin ağacı verdi toprak -ve güneş- tazecik zeytinleri büyüttüler hatta düştüler kollarının gölgesi altına. Dağlar beyaza büründü ardından, yeniden güneş uzattı ellerini, eritti ve su etti hepsini. Sonra bir gece yarısı yorulan karanlığı tuttum ellerimde, dolunay dikilmişti gökte fakat yıldızlar ne kadar bencil parladılar. Sonra ellerimde tuttuğum bütün sırlar dağıldılar, bembeyaz, çırılçıplak kaldılar. İşte şimdi, şimdi avuçlarının içi o en uzak yıldızdan daha da uzaktalar. Burada bütün kuvvetini, keskinliği ve şiddetini yitirdi kelimeler. Bütün cümleler mânâsız kaldı kulaklarına dokunamadıklarından.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s