390

Seni, öğle uykusu aymazlığıyla seviyorum. Beton ormanında ki küçük bahçem ve papatya. Kışların acımasız soğuğu kadar tertemiz bir his. Göğün yüzü mavi, gökten dökülen yağmur parlıyor, damlalarında yanıyor tenimiz. Seni, karanlığın kör eden haliyle seviyorum. Simsiyah fakat sonsuz. Birbirini her an bulan, birbirine dokunan amma duymayan, soluğu soluğunda koskocaman çaresizlik. Nihayetsiz. Seni, öğle uykusundan sonra su içer gibi seviyorum. Deliler gibi susamış ama uyumuş. Cana can katan serinliğini bilmiş, ellerinden gelen her şeye kapılmış ve inanmış. Yarından habersiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s