383

Ben anlıyorum seni. İki kuş aynı dalda cıvıldar gibi yalnız ikimizin anladığı dilden konuşuyoruz. Haykırıyorsun biliyorum. Hem de o en sakin, en sessiz tonundan konuşurken dilin, hem de kanın sıcaklığı damarlarını rahatsız ederken duyuyorum içinde çığlık çığlığa kopan sesleri. Ağzından dökülen kelimeleri, iyiyim demeni anlıyorum. Dudaklarında çelikten, sivri, keskin bir bıçak parlaması yansıyor, gözlerimi alıyor görüyorum ben hepsini. İçinde bir makina gibi çalışıyor, duyuyorum öfkeni. Anlıyorum seni, bu dünya etine yapışan, saçlarını toza bulayan, ellerini birbirine tutmaya zorlayan ‘onların’ yeri. Misafirlik bile edemiyoruz, görüyorsun, görüyorsun içimizde çalışan dişlileri. Duyuyorsun sesleri, ürküyorsun ama korkma ben anlıyorum seni. Huzursa eğer birazcık unutmak, unutmadan, hep hatırlayarak fakat huzura ellerimle dokunacak gibi oluyorum ben seni duyarak. Seni anlıyorum. Anlamak sıcacık, anlamak kuvvetli ve kudretli. Seni anlamak, küstüğüm yataklarla barışmak kadar şefkatle dolduruyor yüreğimi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s