373

Şimdi ateş bir daha uzanmaz mı sanıyorsun kollarıma. Bir daha hiç yanmaz mı sanıyorsun dudakların değince dudaklarıma. Yürüdüğün sokaklarda, bir dal daha kırılınca rüzgarın hırçınlığıyla, ellerin saçlarını istemeden bulunca ya da anlamsız bir rüyanın ardında, susadığında, kulaklarınla duyduğunda, bir çırpıda parmaklarında gibiyim. Hiç değil miyim? Hiç mi olmam ben bu gece yarısı tenin sıcağında. Yarın olacak mıyım, az sonra aklında, birden bire rüyanda, ansızın doğan güneşin doğallığı ve yatağından taşan bacaklarının boşluk sandığı odada; Gözlerin açılınca eşyanın tabii hakkıyla karşında. İlk hangisi dokunacak ait olmadığım cehennemin sıcağına. Küllerimi hangisi dağıtır rüzgarın şefkat dolu kollarına. Hiç mi doğmaz çiçek ay ışığına, hiçbir su akmaz mı olmazların kurak toprağına. Unutma. Yağmurun rastgele düştüğü evlerin çatılarından beslenir kuşlar, suların hissizligi, gecenin uzun ve çaresiz bekleyişi, dolunayın bir bütün hali heves ettiriyor bana yarınki güneşi. Şimdi yalnız gözlerinde gördüklerimi beklemek vakti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s