357

İki adımda varabiliyorum burada kapına. Çok basit birkaç adımla, toprak ne de olsa hep ayaklarım altında. Gökte parlayan yıldızları izliyorum ama yine de tam o anda, soluğunun karşısında buluyorum kendimi. Derin bir nefesten hemen sonra. Hem de okyanusta ki sessizliği bozarken ormanda ki rüzgar, dağda kırılan taştan sorumluyken karıncalar, karanlıkta dalga dalga surete dokunuşlar; İmkansız mı yoksa her şeye rağmen gözlerinin gördüğü her yerde olan imkanlar. Burada iki adımda ellerimde bulutlar, ellerine uzattığım yağmurlar. Karanlıkta dokunduğun sesim, içmeye yeltendigin su bir an olsun tüm diyeceklerim; Ve dalından düşen yapraklar, hepsinin üzerinden birkaç kelime umudum var. İsmini kulağıma milyar sene önce fısıldadı tanrılar. Unutmadım, her an hatırlarım. Şurada, bir iki adım sonra veyahut ömrün son anında, çiçekler koparınca, ağaçta bir dal kırılınca, güneşi bulutlar kapatınca, düşler gerçeğe dokununca ya da dudaklar kuruyunca, sesler susunca, gün doğmadan karanlık bastırınca yanıbaşımdasın. Hayatımın her anına elbet bir parçasın. Söylüyorum fakat bir tek sen anlarsın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s