330

Kendinden bir şeyler anlatmış olsan unutmazdım seni. Kendinden birkaç kelime etsen her harfini aklımda tutardım. Alfabeden bile ayırırdım sanırım. Sevdiğin şarkılar hiç beklemediğim anda çalınsa ben sözlerini değil sesini anımsardım, onları çalardım kulaklarıma. İçimden tekrar ettiğim gibi ismini, dudakların sağında ve solunda gamzelerini, saçlarını taradığın yönde doğan güneşi ve iç çektiğin gibi nefesi, gülerken kıstığın gözlerinin şeklini de unutmadım. Ömrüm kaç yıldır ki, aklım ne kadar sağlıklı kalabilir, gözlerim hep iyi görecek mi bir gün karşılaşsak seni, sesini çıkardığın an, kokunu duysam da yeter ben anlardım kaderin seni bana yeniden getirdiğini. Dünya bu arayış için yaratılmış sanki, her köşe başında bir umudu eksiltsem de nefesimin bir an dahi kesilmemesi gibi. Rüyaların gerçek olma ihtimali, zihnimde kurduğum hayaller için akan nehirler yüksekliği, bulutların yeniden göğe yerleşmesi ve yağmurun dört mevsim uğradığı kentleri. Çıplak ayaklarla yürüdük hani toprak bir araziyi, şimdi orası papatya bahçeleri. İçimde ki eksiklik bitecek inanıyorum, musluğu açsam sen akacaksın sanki. Gözlerim altında ki karanlık senin ten rengin şimdi. Göz kırpsamda yanımda bilirim seni.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s