327

Ben anladım ki senin peşinden gitmek gerek, adımlarını kovalarken nereye gittiğini bilmeden, kötü şeyleri ardına bırakmış gibi hafif hafif yürüdüğün yol üzerinden. Bir kuş gibisin saçlarını bana çevirmiş üzerine esen rüzgara kapılırken. Sırtını verdiğin gökyüzü mü hakikaten, yoksa bilir misin seninle olduğumu gözlerimi üzerine dikmiş, kokundan sarhoş her köşe başında seni kaybetmekten korkarken ben. Bir karınca gibiyken evrende, bir kum tanesi gibi okyanusların derinliklerinde, nefes alıp veren milyar tane canlı içinde, gökte tek güneş, gecede ay ışığı kadar şanslıyım, bilirim kulağıma çaldığın adımların sesinden. Az sonra evinde olacaksın, az sonra kapına dokunacak, yüzünü temiz sularla yıkayacaksın, koltuğunda oturup gözlerini kapattığında o an karanlıktan sana dokunacağım; Bir güne daha, bin ömrümde olsa yalnız birkaç dakikaya razı olacağım. Saçlarını taradığın ellerinden, başını koyduğun yastığa uzak kalsam da senden, göz bebeklerin içinden var olacağım. Ardına dönmek zorunda kalmayacaksın, kafanı kaldırdığın an, doğru zaman, karşında beni bulacaksın. Gece olunca seni saran karanlık gibi, bana hemen alışacaksın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s