322

Bir hiçin içindeyim, çoktan vazgeçilmiş bir gerçeğin. Eskinin, gerinin, sanki paslı bir demirin. Çoktandır unutulmuş kalbimde, ben fark ettim, kimselere göre zehirlendim. Uzak bir yer bahsettiğim, sıcacık bir çift el ihtiyaç hissettiğim. Duvarlar diken, kazaklar ören, kanat çırpan göğe yükselen, bir elinde defter diğerinde tükenmez bir kalem. Belki de bedenler onaran, bebeklere süt veren, gökkuşağının var olması için mükemmel bir neden. Yağmura gerek görmeyen. Fakat iyilik eden, küçük belinden sarıldığım kocaman bir yürek kollarım arasında beni iyileştiren. Yoluma çıkmayan bir şey bu, tarif edemediğim kadar güzel, adresini ezber edemediğim gibi bilinmez bir yer. Her sabah ve her gece, sonu gelmiş şişelerle birlikte içimde bir filiz gibi biten. Son söz gibi her an düşündüren. Renk renk çiçekler arasında hayal ettiğim güzel, sıcacık iki el, kara gözleri ve sesi, yeryüzüne ümit veren; Beni her an arzu içinde kendine çeken. Gitmem gerekse cebimde yazdıklarım, ezber edemem, unuturum gözleri gözlerime bakarken. Şimdi koca bir gün bitmesi gereken, onsuz milyon saniye devirmişken ben; Çok özledim birikti hatta içimde damla damla sevdası gözlerim bile kapalıyken. Nefes almak, susamak gibisin içimden gelen, ah aşkı bana gösteren, yıldızları söndüren, geceye sebep olansın sen, karanlığı siyaha çeviren beden. Bir tanem.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s