246

Peşi sıra giriyorlar içeri, peşi  inip çıkıyorlar merdivenlerden aşağı yukarı. Unutmuşlar renkleri, unutmuşlar kendi seslerini. Betonlara sıkışıp kalmış her şeyleri. Sahi kimse görmüyor mu beni? Ayaklarıyla üzerimden geçiyorlar sanki, sesimi duymuyorlar, yağmur olup yağsam şemsiye açıyorlar. Neden susuyorsun, sen duyuyorsun/dinliyorsun beni. Pencereni aç gireyim içeri, kuş gibi uçayım, gökyüzü bileyim nefesini. Bir ay, bir güneş misali görüyorum gözlerini. Göz bebeklerinden öpüyorum, en sevdiğim rengini. Bir bedene bürünsem, bir el uzatsam tutarsın, sesimi bir de kulaklarına duyursam daha ne isterim ben sanki. Yastığın gibi yumuşak yüreğim de yatıyor saçların, saçlarına dokunsam uyanır mısın kadın? Sevdan ile uzlaştım, saçlarından kokunu alayım, iç sesinden birkaç kelime duyayım, yağmur olup boynunu, omuzlarını ben ıslatayım. Nefes al atsın boynunda damarların, damarların üzerinde dalgalansın dudaklarım. Beni boğan kuru kalan omuzların.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s