48

Sadece gölgemizi büyütür bu aydınlık, gözlerimize yaramaz, körelir içimiz, dikkat etmeliyiz. Çekil o yoldan, güzel yüzünü kibirli sanmasınlar, basma çimlerin üzerine sökülmesin kökümüz. Ayaklarımıza yazmasınlar günah, ateşlere değmesin tenimiz, sıcağa alışık değiliz biz. Yüzümüz kalsın gökyüzüne bakmaya, bulutlardan gayrı yoktur suyumuz. Yorulduysan taşıyayım sırtımda seni, yorulan ayakların dinlensin, nefeslensin kalbin, nefesin yetmezse görünmez önümüz. Sil ellerinde ki lekeyi, dökülsün artık üzerinden yıldızlar, gece olmadan kapanmaz gözlerimiz, böyle telaşlı nasıl uyur bedenlerimiz.

Damarlarımdan akıyor sesinin titremesi, ritmini bozuyorsun zihnimin, güven ellerimde ki sıcağa, soğuğun huzuruna değmez aklımın uçları. Çok yol gittik biz, yollar kadar biriktik, yollar kadar bağlandı içimiz. Yol biterse döneriz karanlığa, gecelerden daha aydın karanlığımız. Sürgünde mi ayaklarımız, cennetten hallice yüküm, taşırım gideceği yere, evimize kadar yeterdi elbet gücüm, sayılıdır adımlarım, yorulmam yere sağlam basmadan ayakların. Yollar kadar uzağı görmez gözüm, önümde göreyim gözlerini biterdi yolum, dinlenirdi kollarım, sağlamca tutardım ellerinden, tüm gücüm bu olurdu benim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s