32

Gel, güneşin doğuşu gibi gir penceremden, kapım hep açıktır sana, toprağın kokusu gibi çekeyim seni içime, mis kokan saçlarını taramadan gel. Gün doğmadan gel, kuş seslerini dinleyelim tek bir beden gibi beraber, reçel süreyim ekmeğine, kokunla doyarım ben, beni düşünme, sen yeter ki gel. Yollar ıssızken gel, yüzünü görmesin kimse, nefes alışını bile duymasınlar, indir gözlerini yere güneş doğdu sanmasınlar, gölge gibi çık yola, kör olsun sana bakan gözler. Çıt çıkarma gelirken, nefesini sakla nefesime, sesini duyurma kimseye, ayak izlerini siler yağmurlar, çal kapımı, kapımı çalan ellerinden öperim ben. Günahına razıyım ez önüne engel olanları, ateş olsun gideceğim yer, gecenin soğuğunu sar boynuna ısıtmama izin ver. Sen yeter ki gel, açılır susuzluktan solmuş çiçekler, geçtiğin yollarda uçuşur kelebekler, mevsimler degişsin, gün olsun geceler, yüzyıl geçmiş gibi özledim gözlerini, gökyüzüne maviyi ver; Gel, yorulan kalbim dinlensin, hayallere kan, beden ver, dönsün ruh bedene, yüzüme dokun yol göster. Gel…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s