15

… Beynimi yoran, anlam veremediğim hareketleri gözlerimde canlanıyordu, engel olamıyordum. İşin kötü yanı, tekrarlayan senaryolarda değiştirebildiğim tek detay giderek daha güzel görünüyor olmasıydı. Sanırım kıskançlık damarlarım kafatasımdan belirgin hale gelmişti. Gözlerimi kaldırıp paralel hareketle önümde ki tabağı ileri ittim. Açtım ama karnımın doymasını yaptığı yemekler sağlayamazdı. Gözlerimin gözleriyle buluştuğu an zihnimde gelişen tüm senaryolar yerle bir oluyordu. Bulutların ayaklarımın altından kaydığını hissediyordum. Bulutlar seviyesinde ki basınç açlığımı bastırmıştı, yaptığı yemeğin tadını dudaklarından alıp doymama izin vermişti. Yaratılırken tüm bunların sadece bir bedene özgü nitelikler olması fantastik bir düşünce olurdu. Geri çekilip dudaklarını diliyle kuruladı, tabağını nazikçe tabağıma doğru itti. Sanırım artık o da doymuştu. Benim dudaklarımı kurulamak için aceleci olmamam gerekiyordu, nefsimle sınanıyor olmalıydım. Sabah kahvaltısına dayanamayacağım kadar çok saat vardı ve uyurken gözleri beni göremeyecekti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s