Başlıksız Yazılar – 33

Tıpkı elime yapışan çizik gibiydi kader, onu söküp atmak, üzerini kapatmak sana bağlı değildi. Ben en çok çilek reçelini ve küçük odaları severdim. Sana geldim diyebilmek, yüzünde oluşması muhtemel gamzeleri, mutluluğunu hissedebilmek için kocaman bir şehre gittim ve aç kalmak benim tercihim oldu. Geri dönmek zorunlu oldu, çizik hala elime işliydi. Düzelttiğim sakal uzadı, üşüyen kollarım çoktan ısınmıştı. Artık bu kıyasa dahil her şey ihanet gibiydi. Kader göğüs kafesime hançer saplamıştı, yerini yadırgamamış olmalıydı. Acısı bir an olsun dinmiyordu ve kanatmıyordu içimi. Sızan ne varsa akıp gitmiyordu, birikiyordu. Ve ben biriken ne varsa özlüyordum, bu benim eşsiz kaderimdi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s