7

Öyle sert sözler haketmiştim, öyle ağır yükler. Zaman beynimin kocaman olmasını ister gibi geçiyordu. Akrep ile yelkovan her şeyi oraya tepiyor, kalmayan yer taşıp patlıyordu, baş ağrılarımın tam teşekküllü tarifiydi bu. Sızıp gidenler kurtarıyordu kendini ve geride kapanmayacak boşluklar, sonsuzluklar bırakıyordu. Sanki kremalı diyordum tavuk ve çorbanın anlamını hiç bir zaman bilmemişim gibi şizofren örnekler sıralıyordum. Ağırdı yükü son sözlerin, kesip atmadık tek parça bırakmamıştı. Gün ışığında kız kulesini izlemek 10 saatlik beklentinin bir ucundan tutuyordu. Gece kulenin kolunu kesip çiziğini tamda kalbimin üzerinden atmıştı. Sözler tanıktı, suçu gece üstlenmişti, avunuyordum. Hızır gibi uzandı gökyüzünden eller. Bir elinde iplik bir elinde iğne. Ya kendin dikebilirsin ya da hiç kimse! Yankının sonu gelmeden kız kulesine uzattım hepsini. Ben kana muhtaçtım, kapanmayacak yaralara ve sonsuzluklara.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s